İçeriğe geç

Fırtına olunca ne yapmalıyım ?

Fırtına Olunca Ne Yapmalıyım?

Bazen gökyüzü öyle bir karar verir ki, nehrin üstüne rüzgarla karışan o koyu gri bulutlar, bir çığ gibi üzerinize gelir. O an dünya durur, her şey geçici gibi gelir. Ama bir yandan da korkunun içinde bir huzur vardır. İşte o an, bir fırtınanın ortasında kaldığında, ne yapmalısın? Bunu biraz anlatmak istiyorum.

Gökyüzü, Sanki Hep Bir Şeyler Söylüyor

Kayseri’deki evimin penceresinin önünde otururken, o kadar ani bir değişim yaşadım ki. Havanın ne kadar güzel olduğunu düşündüm, aniden gökyüzünde yoğun bir değişiklik oldu. Bir anda, bir şeyler oldum olası değişeceğini hissettirdi bana. O güne kadar, bahar rüzgarlarının, kır çiçeklerinin arasından geçişinin, güneşin tam tepede parlamasının tadını çıkarıyordum. Ama birden, yerini o korkutucu gri tonları aldı. İlk önce rüzgar geldi, hafif hafif. Sonra bulutlar toplandı, gürültüler… Ve işte o anda fark ettim: bir fırtına kopacak.

Ne yapmalıyım? Kendimi neden bu kadar hazırlıksız hissettim? O an her şey bana biraz yabancı geldi. Gökyüzüne doğru baktım ve bir anda sanki hayatımda yanlış bir şeyler olduğunu düşündüm. Korku, heyecan, hafif bir kaygı ama aynı zamanda bir şeylerin değişmesi gerektiğine dair bir inanç… Bu hislerin hepsi aynı anda içimi sarmaya başladı. Peki, fırtına olunca ne yapmalıyım?

Fırtına Korkusu ve İçsel Çalkantı

Fırtına anı, çok farklı bir deneyim. Fırtınadan önce, bir noktada hayal kırıklığına uğradım. Dışarıda oturup düşünmeye başladım: “Bütün bu huzuru, tüm o güzel günleri bir çırpıda alıp götüren bu fırtına, gerçekten gerekli miydi?” Bu tür duyguların içinde boğulmak kolaydı. İnsan, her zaman hayatındaki değişimleri kontrol edebileceğini sanır ama bazen, dışarıdaki doğa, size bir şeyleri öğretebilmek için kendisini öyle bir şekilde sunar ki, insan bir anda çaresiz hisseder.

Bir süre bekledim. Evet, belki evde kalmak en güvenlisiydi ama içimdeki merakla gözlerim hala pencerede… Ne olacak, ne zaman gelecek, nasıl olacak? Bir fırtına sırasında tam olarak ne yapmalı? İlk önce korkmak, sonrasında heyecanlanmak ve en sonunda kaygının bastırılması…

Fırtına yaklaşıyor, her geçen saniye hava daha da soğuyor, dışarıda rüzgar ağaçları eğiyor. İçi burkulan bir insanın kalbi gibi. Ne zaman kendimi dışarı atıp o fırtınayı yaşasam, bir yandan korkar, bir yandan da dünyadaki tüm bu karmaşanın bir parçası olmak isterim.

Fırtınaya Karşı Koymak mı? Yoksa Akışa Bırakmak mı?

Fırtına büyüdükçe, dışarıdaki her şey daha karanlıklaşırken ben hâlâ pencerenin kenarındaydım. Havanın bozuluşunu izlemek bir yanda gerginlik, diğer yanda bana garip bir huzur veriyordu. Ve o an fark ettim: belki de fırtına, sadece dışarıda değil, içimde de kopan bir şeylerin simgesiydi. İnsanın kendine karşı koyması da bazen tıpkı fırtına gibi. Dışarıdaki karanlıkla yüzleşmek, ona doğru adım atmak, sadece korku değil, aynı zamanda yaşamın diğer renklerini de görmek demekti.

Kaygı içinde bir an düşündüm, “Neden fırtınadan bu kadar korkuyorum? Bu bir doğa olayı, sadece bir anlık geçici bir şey. Beni ben yapan şey bu anlar değil mi zaten?” Evet, belki fırtına gökyüzünden yağmurun düşmesini hızlandıracak, ama ben, içimdeki fırtınaları nasıl sessizleştirebilirim?

Ve sonra, o korku yerine, bir rahatlama geldi. Kendimi bu fırtınaya teslim etmeye karar verdim. Belki de bu, bir şeyleri kabullenme anıydı. Fırtına, doğanın bize hatırlattığı bir şeydi: ne kadar güçlü olduğunu hissettiğimizde, aslında hiçbir şeyin kalıcı olmadığı. Gökyüzü bulutlarla dolduğunda, yağmurda değil, o anın farkında olmalıydım. Ruhumdaki fırtınaya karşı koymak yerine, onunla aynı ritmi yakalamalıydım.

Fırtınada Ne Yapmalı?

İçimi biraz dökmek gerekirse, fırtınada ne yapmalı? O korku anlarında dışarı çıkıp tüm enerjimi harcayıp fırtınanın bir parçası olmalı mıyım? Yoksa içeri mi kapanmalıyım? Ama belki de bu sorunun cevabı, her fırtınayla birlikte değişir. Bazı fırtınalar, insana saklanmayı öğretebilir; bazıları ise cesaretle çıkıp yüzleşmeye zorlar. Ama her halükarda, fırtına sonrası, ne olursa olsun, hayatta bir adım daha ileri gitmiş olursunuz. Çünkü her şeyin sonunda, sadece fırtınadan geriye kalan anlar kalır.

Bazen, hayatın fırtınalarına karşı koymak yerine, akışa bırakmak gerekir. Hangi kararın daha doğru olduğunu bilemediğimiz anlarda, sadece hislerimize güvenmeliyiz. Fırtına ne kadar güçlü olsa da, gökyüzündeki bulutlar dağılacak, her şey yeniden güneşin altında parlayacak.

Kendi içimde bu soruyu hala sormayı sürdürüyorum: Fırtına olunca ne yapmalıyım? Bence cevabını bulmak, her fırtınada daha kolay olacak.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu veren siteler
Sitemap
piabellacasino